2 Ocak 2010 Cumartesi

kuzummmmm

02.01.2010 34+1 günlük olduk. Ve bugün doktor muayenemizi de olduk.

Boyu:46 cm
Kilosu:2391 gram (tombiş yanaklım benim)

Herşey normal dedi, doktorumuz. Bu gidişle 3200 civarı olur doğumda dedi.Ama standartlarda olursa çizelgeye göre 3500 civarı olur gibi geliyor. Hastaneyi de Güven Hastanesi olarak belirlediğimizi söyledik. Kendi ekibi ile giriyormuş ve 3500 muş ücreti de bizden 3000 alacakmış. Neyse NST ye de bağlandım ilk defa. ama pek rahatsız bi pozisyon olduğundan sırt üstü yatmak yavru kuşum pek hareket etmedi, zira kasılma ve hareket ettiğinde butona bas dedi hemşire, ben de hepitopu 3 kere basmışımdır.

Bu haftadan itibaren yapacaklarım. Akşamları yemekten sonra 3 saatlik süre içerisinde bebek hareketlerini sayacağım.10 defa hareket ederse herşey normal, ama bu sürede 10 dan az olursa hemen kendisini aramamı söyledi doktoru. Ve şu hallerde derhal. 1- belde başlayan ve kasıklara doğru yayılan ve dinlenmeyle de geçmeyen ve 5 dakikada bir gelen ağrılar olması halinde 2- su gelmesi durumunda, yaklaşık 1 litreymiş bu su ve sızıntı şeklinde devam edermiş 3 Nişan gelmesi halinde. 3 hafta sonrasına gün verdi doktor. Bir dahaki sefer 23 Ocak saat 11.15, ama yine 15 dakika erken gideceğiz NST için. Umarım o zamana kadar herşey güzel geçer.

1 Ocak 2010 Cuma

YENİ BİR YIL, YENİ BİR HAYAT :)

12.12.2009 tarihli muayenemiz de diğerleri gibi güzel geçti, çok şükür. Boyu kilosu hep olması gereken standartlardaydı. Doktorum "güzel beslemiş annesi" dedi.

Boyu:43 cm
Kilosu:1782 gr

Domuz gribi aşısını konuştuk. 2 ay önce konuştuğumuzda denenmemiş diye önermemişti. 7 Aralıkta hamileler için özel olan aşı gelince, sordum tekrar. Ben oldum mesela ama bu aşının yan etkileri neler halen daha bilinmiyor, istiyorsan vurdurun ama aşı firmasının kendisi aşının hamileler üzerinde denenmediğini beyan ediyor, hem hamilelikte insanlar illa 1 kere grip oluyor, çünkü bu nerdeyse 1 yıla yayılan bir süreç ve zaten ilaç kullanılmıyor bu dönemde, mümkün mertebe kendini koruyacaksın, kalabalık ortamlara girmeyeceksin vs vs dedi. Biz de vurdurmamaya karar verdik. Bi dönem daha sıkı olarak maske ile gezdim alışveril merkezlerinde, zaman zaman işyerinde odamda, dıları kilere falan gideceksem orda, mesela bugün sinemaya gittim (Yahşi Batı) orda, hep maske ile dolaştım. Allahım şu musubetten bizi koru, bitsin artık.

Yarın yine muayenem var(02.01.2010) ve ilk defa NST ye bağlanacağım. 34+1 yani. hadi bakalım hayrılısı.

VEEEE 2010 OLDU

Yeni bir yıla girdik. Oğluma kavuşmaya az kaldı :))) Sağlıkla, mutlulukla gelsin inşallah. Bekliyoruz. Hazırlıklar yavaş yavaş tamamlanıyor gibi, alınacak çok şey alındı gibi ama hala eksiklikler var. Odasını boyattık, tam istediğim gibi olmadı ama, olsun varsın, kendi evimizde daha güzelini yaparım. Odadaki dolabı çıkartamayacağımıza göre, yapacak başka çare yok napalım. Karyolasını, şifonyerini aldık, beşiğini de. Ama henüz teslim edilmediğinden perdeydi, halıydı gibi odaya dair işlere henüz geçemedik.Doğum çantasını da en geç 1-2 hafta içinde yapmam lazım, malum 35.haftaya başladık ve ben de ağırlaşmaya başladım. Yarım saatten fazla yürümelere, dükkan gezmelere gelemez oldum. Mesela bu hafta (29-30 Aralıkta özellikle) sıkı bel ağrısı çektim, bu da beni biraz korkuttu.

Yine son bir haftadır, her gece olmasa da (3 kere oldu şimdiye kadar) sol bacağıma kalçamın içinden başlayan sıkı bir ağrı ile uyanıyorum ve dönemiyorum bile ağrıdan, herhalde bebek başını aşağıya yerleştirdi diye düşünüyorum. Zaten daha önce yazmamışım ama hamileliğimin 3.ayından sonra korkunç şekilde kalçamdan (özellikle sağ kalçamdan) korkunç ağrılar çektim. Birden bıçak gibi saplanıyordu, hareket edemiyordum, oturduğum yerden kalkamıyordum, belime vuruyordu, takılıyordum falan . Bu seferki o kadar değil ama bu da uykudan kaldırıyor.

Nefes almalarım iyiden iyiye zorlandı, horluyormuşum da zaten :))) Kaç kaftadır 2 yastık yatıyorum ama kar etmiyor. Napalım biraz daha sabredecek Fatih bey.Özellikle akşamları oturmak zor, nefes alamama bir yandan, yavrumun kaburgalarıma dayanması diğer yandan. Ama çok şükür gayet güzel geçiyor yine de.

Yazmamışım 21.11.2009 tarihli muayenemde
Boyu:38 cm,
Kilusu:1285 gramdı kuzumun.Daha sonra da 12.12.2009 tarihli muayenem oldu. 3 haftada bire düştük, bakalım.

27 Kasım 2009 Cuma

tombiş yanaklım :))))))

21.11.09,Cumartesı 28 hafta 1 gun evet bu muayenemız de cok guzel geçti. Bi baktık tombiş olmus oglumun yanakları:) inanamadık.Çok tatlı olmuuuşşşşşş..... Maşallah. Doğum izninden bahsettik sonra doktorumla. 32+0 da veriliyormuş normalde "son üç haftaya kadar calısabilir" raporu. Zehrayla Ayşan 31+0 da almışlar, ondan bahsedınce,biz de veririz dedi doktorum. bizim rapor 31+3 de olacak ama onemli değil, zaten benim haftalarım cuma günleri döndügünden araya hafta sonu giriyo, bişey farketmeyecek yani. İyi olsun da yavrum, 3-4 günün hesabında değilim.

Yine demir eksikliğim çıktı, ilaç kullanmama rağmen. Ama daha fazla demir veremem dedi doktorum. Fatih B12 eksikliği olabilir mi diye babasından duyduklarını anlatınca tekrar demir depolarıma ve B12 me bakıldı, allahtan hersey normal çıktım. Bu arada 24.haftalardan itibaren ayak şişmelerim başladı. İlk başladığında özellikle solda korkunc ağrılar da vardı, sabahları bükemiyordum bile. Ama Allahtan ağrı geçti ama çok ayakta kalınca korkunç şişiyor ve zonkluyor, zaten 1 numara büyüttüm ayaklarımı he he artık 39 giyiyorum.Vee 26.haftaya başladığımda ellerimde uyuşmalar başladı. Başlarda dayanılmaz ağrılarla geceleri uyutmadı. Magnezyum takviyesı verdi doktorum. Kollarda da su tutması, ödem yüzünden bi de gece maksimum hareketsiz kaldığından ağrı fazla oluyormuş, doğumla geçecekmiş. Aslında şu an 30+0 ım ve gece yatırmayacak gibi ağrıtmıyor son 10 gündür. Aman nazar değdirmeyeyim:)Ama orta ve yüzük parmagım her daim uyuşuk ve karıncalı. Sabahları keçelikten ve ağrıdan kapatamıyorum elimi, ammmaaaa hiiiçççççç şikayetçi değilim. Bunlar da olacak 'yani kavun karpuz değil ki, can taşıyoruz' diyorum. Annelik kolay değil. Ama o içimde mesela bugün artık öyle güçlü hareket ettikçe Allahıma binlerce şükrediyorum. Allahım isteyen herkese sağlıklı hayırlı evlatlar versin. Ben de dahil. Amiiiiinnnnnnnn...

2 Kasım 2009 Pazartesi

canım oğlum

Yazmayı unutmuşum. 30 Ağustos Pazar. 16.hafta muayenesi. Cinsiyeti belli oldu, erkek dedim ama boyunu kilosunu yazmamışım.
Boyu:17 cm
Kilosu:172 gr

28.09.2009, Ayrıntılı ultrasona bakıldı. Zaten doktorum 16.hafta muayenesinde "20.hafta muayenesi gibi ayrıntılı baktım" demişti. Aynı şeylere yeniden baktı. Herşey normal çok şükür.
Bu hafta boyu:23 cm
Kilosu: 385 gr

Doktorumuz "kendine güveni olmayan doktor başka bi doktora gönderir ayrıntılı ultrason için" demişti. Biz de doktorumuza güveniyor ve Eyüp Ekiciye ya da Mustafa Salih'e gitmeyiz diye düşünüyorduk. Ama heyhat, şüphe öyle pis bişey ki, emin olmak zorundasın "keşke" dememek için, 2 hafta sonra da Eyüp Ekiciye gittik ve iyi de gittik, kendi doktorumuzun ne kadar iyi olduğuna, daha fazla ayrıntılı baktığına kendi gözlerimizle şahit olduk.

Bu arada kilo alıp duruyorum :)

Neyse 24.10.009, 24 hafta 1 günlük muayenem de iyi geçti, çok bişeye bakılmadı. Kan değerlerimde hamileliğe bağlı demir eksikliği çıktığından demir hapına başlattı doktor. İdrar ve gebeliğe bağlı şeker değerlerim normal çıktı.Yüzünü görelim diye bayağı uğraşmasına rağmen göstermedi bizim oğlan. Doktor Fatih'in de doğuma girebileceğini söyledi.Bu bilgilerle öylece çıktık doktordan.
Boyu: 33 cm
Kilosu:719 gr olmuş benim minik oğluşumun :)

Çok kolay ağlar oldum. O kadar tutuyorum kendimi ama nafile. Hormonlar senden hızlı çıkıyor. Daha adını bile koyamadık oğlumun. Hep kavga hep gözyaşı var konu açıldığında. Eren dedik başta, güzel olabilir diye. Ama neymiş Aleviler koyuyormuş bu ismi Çorumda hep dedi diye Okan, vazgeçtik. Ben "sırf Fatih rahatsız olmasın diye" diretmiyorum bazı şeyleri. Yoksa bağnaz Çorumun aptal ayırımıcılıklarını taktığımdan değil. Ama o kadar zoruma gidiyor ki, bana tamı tamına 4 kez söz verdi, babasının ismini koymacağız diye, ama kimden feyz alıyoru bilmiyorum "herkes babasının ismini koyacağımızı bekliyormuş" buna karşı koyamazmış, babasının böyle bi talebi yokmuş ama onu mutlu edecekmiş, ummarmış falan filan. Yani beni mutlu etmek yerine "BİZİM" çocuğumuz için babasını mutlu etmek derdinde. Deniz diyorum, Ahmet Deniz diyor. Velhasıl o kadar sıkıldım ki bu isim mevzuundan. Bana bunları yaşattığı için o kadar kızgınım ki ona. Hayatımızda yaşadığımız en önemli zamanlardan biri. Bi de o kadar badire atlatmışken. Zevkle yapacağımız işimiz bile kabusa döndü. İsmiyle yaşasın herkes. VAr zaten bir tane Ahmet Sezer istemiyorum, istemiyorum, ;İSTEMİYORUM. ufffff, bunları düşününce de salak bi düşünce sarıyor içimi boğuluyorum, dillendirmek istemiyorum ama çocuğumun sağlığı için dua etmek yerine bunlara takılmak çok canımı sıkıyor.

Neyse, biraz da bebeğimin hareketlerinden bahsedeyim. 17-18. haftalarda etimin seğirtmesi gibi hissettiğim şeylerin bebeğimin hareketleri olduğunu anladım zamanla.Hele 20.haftadan sonra bunlar dıştan görünür hale geldi. Hafif tepecikler:) Ama son haftalarda tepecik oluşturmayı da geçtik, bölgesel kabarmalar, dalgalanmalar. Allahım mucize bu, başka söze gerek yok. Onun için yaşamak şimdiden başlıyor. : )

Seni seviyorum oğlum, heyecan ve karşı konulmaz bir merak içinde seni bekliyoruz.

30 Ağustos 2009 Pazar

Bir OĞLUM olacak :)))))))))

Eveetttt, bir OĞLUMUZ olacak. Mutluluk, heyecan, herşey içiçe...



30 Agustos 2009. Tam 1 aylık heyecanlı bekleyişten sonra yine doktorumuzun muayehanesindeyiz. Bir gün önceki randevumuz elektriklerin kesilmesi nedeniyle bugüne kalmıştı. Huzursuz uyumuşum zaten, heyecan dorukta. Karşımızda doktorumuz, sorulardan önce bebeği görelim dedik, ultrasonu karnıma koyar koymaz gördüm bebeğimi ve tabi hemen pipisini...Aaa o gördüğüm pipi mi dedim, doktorum onayladı, doğru görmüşsün dedi. Gerçi o an düşündüğüm en son şey cinsiyetiydi, sağlıklı olsun da ister kız olsun ister erkek. Güzelce gördük yavrumu, tüm organlarını tek tek gösterdi doktorumuz, kalbini dinledik.Kafası ölçüldü, ayaklarını, minik ellerini gördük. Yemem içmem gerekenlerden sonra sormak için listelediğim soruları sordum. Gayet rahattı doktorum ve o rahatlık bana da geçti. Yoga yapma isteğimle bir güzel dalga geçtikten sonra, her gün yarım saat tempolu yürümemi, son bir ayda aldığım kiloların fazla olması nedeniyle tatlıdan ve hamurişinden uzak durmamı söyledi.Güzel bir şekilde ayrldık doktordan, 28 Eylüle kadar bekleme süreci başladı şimdide.

Bu arada 17 hafta 6 günlük bebeğim, SAT'a göre(3.9.09) ve ben aslında hepitopu 4 kilo aldım. Ama 3 aya kadar sadece 1 kg, son 1 ayda ise 3 kg alınca doktor uyarma gereği hissetti.

Aslında 01.08.2009 tarihinde de doktora gitmiştik ve doktorum o zaman da ense kalınlığı gibi önemli ölçümleri yapmış ve içimizi rahatlatmıştı. 2'li testimiz gayet güzeldi. Ve bu muayene sırasında da aslında gördük pipiyi ama, %70 oranla erkek demişti, çünkü kızın cinsel organı da bu ayda pipiye benzeyebiliyormuş. Ama doktorumuz bazı ölçümler yapıp %70 oran verince, bi de insanın içine zaten doğuyor, hep erkek diye sevmiştim bebeğimi son 1 ayda.

3'lü test sonucu çıkınca da, salı günü doktorumu aradım. (01.09.09) 1:1500 çıkmış sonuç Bu sonuca göre riskim azmış ama bu hiç olmayacağı anlamına da gelmezmiş(Allah korusun) Amniyosenteze gerek var ya da yok demedi. Amniyosentezde 200'de 1 düşük riski var senin değerler 1500'de 1. Sence hangisi daha az risk dedi. Ama benim "hocam amniyosenteze gerek yok yani?" soruma cevap vermedi. Sen takdir edeceksin demeye getirdi, ama riskin de az dedi. Biraz kafam karıştı gibi oldu ama ablamla ve işyerinde kızlarla konuşunca netleşti. Doktorlar kendilerini bağlamak istemiyorlar işte.

Neyse içim rahat, bekliyorum.